Hafriyat, Karaköy’de çeşitli sanatlar için bir kültür mekânı açmıştı. Necatibey Caddesi No:79 adresinde bulunan Hafriyat Karaköy, sanatçıların bir araya geldiği, sanatsal ve kültürel deneyimlerin paylaşılmasıyla yeni projelerin üretildiği, uygulandığı, bağımsız bir çeşitli sanatlar alemi. Hafriyat Karaköy’de, Hafriyat sanatçılarının yanı sıra, genç sanatçılar ve gruplarla, yurt dışından misafir edilen sanatçılar ve gruplar çeşitli etkinlikler düzenledi.
Bugün artık var olmayan bu inisiyatif ile ilgili görüşmek için yeni mekanı Galeri Mana yakınlarındaki Karaköy Karabatak'ta Murat Akagündüz ile buluştuk.
Artık var olmayan bir oluşum olduğu için Hafriyat hakkında pek konuşmak istemeyen Murat Akagündüz'le şimdileri ve o zamanları konuştuk.
Murat Akagündüz kimdir?
1970 yılında İzmit/Gölcük’te doğdu. MSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu. Uygulama olarak, litografi ve fresk üzerine çalışmalar yaptı. 1995 yılında temelleri atılan “Hafriyat”adlı sanat gurubunun oluşumunda yer aldı ve gurubun tüm projelerinde aktif olarak bulundu. “Yaşam ve Sanat” arasındaki alanın üzerinde duran gurup, “yeni yaşam alanları oluşturmak” gibi bir deney sahası yarattı kendine. İstanbul dışında Diyarbakır, Eskişehir, Kayseri, Ankara’nın yanı sıra, yurt dışında Berlin, Münih ve Viyana’da çeşitli sergilere katıldı, yer aldı. Hafriyat gurubuyla katıldığı sergilerden bazılarını örneklemek gerekirse; 1997 “hafriyat 2”başlıklı, Atatürk Kültür Merkezi sergilerini. 1999 yılında “Süper Hafriyat” adlı sergilerini, El Hamra Sanat Galerisinde. 2000 yılında “Öz Hafriyat”adlı sergilerini, Eskişehir Anadolu Üniversitesin de. “Hayin Geceler” isimli sergiyi 2002 yılında Beyoğlun’da, sanat mekanı olmayan bir “depo”da gerçekleştirdiler. 2004 yılında “Yalan Dünya” isimli sergilerini Münih Rathaus Galeri’nin davetiyle, Münih’te. 2005 “Proje: İmalat hatası” sergilerini 9.İstanbul Bianeli kapsamında, Antrepo 5. kısımda, İstanbul’da. Yine 2006 “Lokal Cennet – Çağdaş Nakliyat” başlıklı sergilerini, Anadolu Kültürün katkılarıyla Diyarbakır Sanat Merkezi, Diyarbakır’da gerçekleştirdiler. “Hafriyat” gurubuyla hayata geçirdiği “Hafriyat Karaköy-Çeşitli Sanatlar Alemi” adlı bağımsız sanat mekanı ve inisiyatifinin açılış sergileri olan “1 Mayıs” sergisini ve yine onu izleyen yıllarda, Türkiy’nin politik ve sosyal gündemine refleks veren projeleri; “Seçim Afişleri”, “Allah Korkusu” ve “450 Milyon Yıllık Arkadaşlık “ adlı sergilerini. Ve en son “Görünmezlik Taktikleri” başlıklı, ilki Viyana’da TBA_21’de açılan, sonrasında Berlin Tanas ve ardından Koç Sanat Vakfına ait İstanbul Arter’de sergilenecek katılımlarını gösterebiliriz. 1996 yılından bu yana dağvet aldığı yurt içi ve yurt dışındaki sergilerden seçilmiş bazılarıysa: 1999.”Ayşe ve Ercüment Kamlık Vakfı” ödülleri sergisi. “60 yıl 60Sanatçı”başlıklı, İstanbulSanat Fuarın’da ,”Eczacı Başı Kültür Sanat Vakfı”nın davetlisi olduğu sergi. 2003 yılında İstanbul’un ilk modern saatlar müzesi olan “İstanbul Modern” de, “Gözlem, Yorum, Çeşitlilik”adındaki “Çağdaş Türk” sanatı seçkisi. Kuratörlüğünü Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı 2005”Sınır Deneyimleri” Aksanat İstanbul sergisini. 2007 yılında, Türkiye’nin diğer modern sanatlar müzesi girişimi olan, “Santral İstanbul Modern Sanatlar Müzesi”nin davetiyle, “Modern ve Ötesi”başlıklı sergi. Frankfurt 2008’de “Ernest Barlach Museumsgesellschah Hamburk” adına, kureatör Heike Stokhaus’un Frankfurt ve Hamburk’da düzenlediği “Made in Turkey” sergileri. 2009 yılında, İstanbul Modern Sanatlar Müzesin de, “Yeni Yapıtlar Yeni Ufuklar” sergilerini. Yine 2009 yılında Seul Modern Sanatlar Müzesinin davetiyle, İstanbul Modern koleksiyonundan Levent Çalıkoğlu küreatörlüğünde bir seçkiyle Seul sergilerini gösterebiliriz. 1995-2008 farklı sanatçı guruplarıyla ve kişisel, sergi çalışmaları arasında: 1995 te “Ekol” sanat galerisi, İstanbul. 2003 yılında, İş Bankası Sanat Galerisi davetiyle, “Hayali Seyir”adındaki sergisini “ütopyalar, mimari ve tatil” fikri üzerine gerçekleştirdi. “Kayıp Hayaller” başlıklı sergisinde “merkez ve merkezdışı” kavramlarını, metropol İstanbul mimarisi üzerinden, 2004 yılında gerçekleştirdi. Ardından Türkiye’nin başkenti Ankara’nın temsiliyeti çerçevesinde, “anıt mimari ve anıt heykeller” üzerine resimlerini, “Ankara” başlıklı bir sergiyle, Ankara ”Galeri Nev”de 2007 de oluşturdu. Dört sanatcı arkadaşıyla “Eşyanın Tabiatı” adlı sergiyi,” Karşı Sanat Çalışmaları” galerisinde, İstanbul da gerçekleştirdi.2009 yılında “OKK” sanat galerisinde “Arada” başlıklı sergisini, kamusal alanlar ve sosyolojisi üzerine kurguladığı işleriyle, Berlin’de gerçekleştirdi.
Hafriyat
Hafriyat on yıldır beraber sergiler açan bir grup sanatçının oluşturduğu ortak bir zemin ve düşünce alanıdır. Galerici, sanatçı, koleksiyoncu ve izleyiciden oluşan katı, steril, tutucu, ticari ve akademik sanat ortamının kapalı çeperinden sıyrılma çabasıdır. Hafriyat, gündelik yaşamda her gün görmekten önemsizleştiği ya da hakikaten ötekileştirildiği için kenara atılmış olana baktı ve onunla empati kurdu. Bunu da sokağa ve alt kültüre bakmak olarak tarif etti. Kente bakış ya da kentli olmak tanımı ile imgenin çevreselliği kavramlarını geliştirdi; bilim adamı olmasa da başından beri Hafriyat’ın her zaman sosyolojik bir duyarlılığı oldu.
İstanbul’da yaşayan sanatçılardan oluşan grup, Türkiye’deki ve haliyle İstanbul’daki modernleşme projesinin trajik ve ironik tezahürleriyle ilgilenmektedir. Bir yandan Batı merkezli evrensel kültürle kesişen, bir yandan da kendi kimlik sorunlarına odaklanan bir yerellik önerisinin olabilirliği üzerinedir.
Hafriyat kimsenin diğeri üzerine iktidar kurmadığı, sözlerin açık açık söylendiği ve tartışıldığı bir ortam oldu ve kenarda köşede kalmış sözlerini içine atmış, işlerini atölyelerin köşesinde üst üste yığılmış öbekler olmaktan çıkarıp, Hafriyat içinde sergilenebildiği, sansürün olmadığı, sözün niteliğinin öncelikli tema olarak konuşulduğu atmosferi sınırlı olanakları ile oluşturdu.
Hafriyat bugüne kadar biri yurtdışında olmak üzere toplam 15 grup sergisi gerçekleştirdi, bu sergilere eşlik eden metinler kaleme aldı, sergilerini ve genel anlamda bağımsız sanatçı girişimi olarak deneyimlerini konu alan söyleşi ve panellere katıldı, bir yıl boyunca Birgün Gazetesinde çizerlik yaptı ve 2 kitap yayımladı.
Hafriyat-Karaköy
Hafriyat, 2007 yılında uzun zamandan beri istediği ve üzerinde durduğu bir projeyi gerçekleştirdi ve kendi mekanını açtı. 1 Mayıs 2007’de bir Hafriyat sergisiyle açılan 11 yılın sultanı Hafriyat Karaköy, bağımsız bir sanat mekanı, bir ‘çeşitli sanatlar alemi’ olarak yeni bir ifade ve uygulama alanı oldu. Açıldığı tarihten bu yana Hafriyat Karaköy, 7 sergi projesinde değişik kuşak, eğilim ve deneyimlere sahip 160 kadar sanatçı, yazar ve çizerin kendini ifade ettiği bir düzlem oldu.Hafriyat Karaköy’ün amacı, Hafriyat’ın veya üyelerinin sergilerini açmaktan çok, kurumsal (ve resmi ) sergileme mekanlarında yer bulma ihtimali neredeyse olmayan, bu mekanları istemeyen veya bir sergi salonunda yaptıklarını sergileyebileceğini bile bilmeyen sanatçılara ve gruplara bu imkanı tanımak. Hafriyat Karaköy’de bugüne kadar açılan sergiler ve İstanbulmap gibi projeler etrafında gerçekleştirilen toplantılar; mekanın farklı kesimlerden ve ülkenin ve dünyanın farklı yerlerinden sanatçılar, sosyal bilimciler, inisiyatifler, sivil toplum örgütlenmeleri ve çeşitli yaş grupları ve çevrelerden bir izleyici topluluğunun buluşma ve görüşme yeri olduğunu ve bu hareketliliğin doğurganlığının genişleyerek devam edeceğini gösteriyor.
Hafriyat Karaköy gibi bir mekanı yönetmek beraberinde belli masrafları getiriyor. Önceki dönemde maddi olarak daha serbest olan Hafriyat, Hafriyat Karaköy’ün açılmasıyla beraber maddi destekçilere ihtiyaç duydu. Grubun üyelerinin aylık verdiği aidatın yanı sıra, Hafriyat’ı takip eden ve katkıda bulunmak isteyen çeşitli destekçilerin (eczane, restoran, gece klubü, prodüksiyon şirketi gibi alternatif destekçilerden söz ediyoruz) katkılarıyla Hafriyat Karaköy bağımsızlığını sürdürüyor.
3 yılda 30 sergi ve 5-6 workshop açan inisiyatif tüm bunları kendi imkanlarıyla yaptı. 3 yılın sonunda finansal nedenler yüzünden kapanmak zorunda kaldı. Hafriyat'ın çok fazla yakalarına yapıştığını belirten Akagündüz artık kişisel olarak bir şey üretemedikleri için ara vermeyi tercih ettiklerini söyledi.
Ülkemizin açısından önemli bir sanat gelişimi olan Hafriyat Sanatçı İnisiyatifle ilgili daha fazla bilgi isterseniz Tuçe Silahtarlıoğlu'nun "Sanatta Sivil Toplum ve Hafriyat Sanatçı İnisiyatifi" adlı yüksek lisans tezine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Tuçe Silahtarlıoğlu Sanatta Sivil Toplum ve Hafriyat Sanatçı İnisiyatifi






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder